TCMB Başkanı Ağbal’dan rezerv ve faiz açıklaması
Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal ekonomi gündemine dair önemli açıklamalarda bulundu.
Ağbal swap ile değil döviz alım ihaleleri yaparak rezervleri artıracaklarını belirtti. Faiz indirimi ile ilgili ise bu yıl uzun bir süre gündeme alınmasının mümkün olmadığını ifade etti.
Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Naci Ağbal, enflasyondaki yukarı yönlü risklere dikkat çekerek yüzde 17 seviyesindeki politika faizinde indirimin bu yıl uzun bir süre gündeme alınmasının mümkün olmadığını söyledi.
Ağbal ayrıca rezervleri artırmak için acele etmeyeceklerini ve rezervleri swap anlaşmaları yolu değil döviz alım ihaleleri ile artırmayı planladıklarını söyledi.
Ağbal göreve gelmesi ardından gerçekleştirdiği ilk söyleşide Reuters’a, kalıcı fiyat istikrarının “en önemli öncelik” olduğunu, para politikasının “güçlü bir dezenflasyonist denge gözetilerek” oluşturulacağını ve enflasyonun hedef patikadan sapma riskine işaret etmesi durumunda “önden ilave sıkılaşma” yapacaklarını kaydetti.
Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal görevi kasım ayında Murat Uysal'dan devralmıştı.
Enflasyon tahmin patikası üzerinde yukarı yönlü risklerin önemini koruduğuna dikkat çeken Ağbal, “Nitekim ocak ayına ilişkin gerek TÜFE gerek ÜFE gerçekleşmeleri enflasyon üzerinde döviz kurunun birikimli yansımalarının, uluslararası emtia fiyatlarında devam eden artışların, üretici fiyatlarındaki güçlü artış eğiliminin ve arz kısıtlarının önemini koruduğunu göstermektedir” dedi ve ekledi:
“Enflasyon patikası üzerinde yakın vadede öngördüğümüz yukarı yönlü risklerin önemini koruyacak olması ve patikanın beklenen eğimini dikkate aldığımızda bu yıl içinde faiz indirimini uzun bir süre gündeme almamız mümkün gözükmemektedir.”
DENGE SÜREKLİ KORUNACAK
“Enflasyonda kalıcı bir düşüşü görmek istediğimizi, ancak bununla da yetinmeyerek, fiyat istikrarına işaret eden göstergelerin de oluşması gerektiğini özellikle vurgulamak istiyorum” diyen Ağbal, şöyle devam etti:
“Enflasyon yüzde 5 hedefine varıncaya kadar gerçekleşen/beklenen enflasyon oranı patikası ile para politikası faiz oranı patikası arasındaki düzey güçlü bir dezenflasyonist denge gözetilerek oluşturulacak ve bu denge sürekli korunacaktır. Sıkı para politikası duruşunun uzun süre devamını neden önemsiyoruz?
“Çünkü erken bir aşamada, geçici nedenlerle enflasyonun aşağı geldiğini görünce sıkı para politikası duruşundan çıkarsanız, geçmiş tecrübeler göstermektedir ki, enflasyon tekrar yukarı yönlü hareket etmektedir.”
Ağbal, yüzde 5 hedefini sağlayana kadar sabırlı olacaklarını kaydederek, şunları söyledi:
“Önümüze gelecek her türlü yeni verinin enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarında orta vadeli hedef patikasından sapma riskine işaret etmesi durumunda önden ilave sıkılaşmayı yapacağız. Para politikasında risklere karşı önden gereken reaksiyon gösterilmesi enflasyonist baskıları erken aşamada yönetmenizi sağlar. Geçmiş tecrübeler göstermiştir ki, gecikmeli olarak gösterdiğiniz reaksiyonun ekonomik maliyetleri daha ağır olabilmektedir.”
Ağbal ayıca alacakları kararlar ve “güçlü iletişimle” piyasanın önünde gideceklerini de söyledi.
Orta vadede sıkı para politikasının yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar kesintisiz uygulanmasını bir “çıpa” olarak belirlediklerine dikkat çeken Ağbal, bu çerçeve ve hedef çıpasının Türkiye ekonomisini fiyat istikrarına ulaştıracağını belirtti.
RİSKLER GERÇEKLEŞİRSE İLAVE SIKILAŞTIRMA YAPILACAK
Bu yıl sonunda enflasyonunun yüzde 9.4 düzeyine gerileyeceğini ön görüklerini ancak bu tahminler üzerinde yukarı yönlü risklerin “belirgin bir şekilde” önemini koruduğuna da dikkat çeken Ağbal, “Yukarı yönlü risklerin varlığını kabul ediyoruz ve bu risklerin gerçekleşmesi durumunda ilave sıkılaşmaya gidip bunların enflasyon görünümü üzerindeki etkisini azaltacağız” dedi.
TCMB’nin kararlılığının piyasa tarafından teyit edildikçe enflasyon beklentilerinin de tahmin hedefine yakınsayacağını belirten Ağbal, “Faiz indirim sürecinin zamanlaması, enflasyon gerçekleşmelerinin ve orta vadeli görünüm öngörülerimizin Enflasyon Raporu’nda öngördüğümüz patikayla uyumlu şekilde gerçekleşmesine bağlı olacak. Politika faizini her halükarda yalnızca 2021 hedefine değil, orta vadeli enflasyon hedefine de öngörülen sürede ulaşmayı sağlayacak bir düzeyde tutmaya devam edeceğiz” dedi.
“Yukarı yönlü risklerin varlığını kabul ediyoruz” diyen Ağbal, “Bu risklerin gerçekleşmesi durumunda ilave sıkılaşmaya gidip bunların enflasyon görünümü üzerindeki etkisini azaltacağız” dedi.
Reel faizin para politikasındaki yerine yönelik bir soruya, “Para politikası duruşunu genel olarak kabul edilmiş bir referans üzerinden konumlandırmak ve piyasa ile iletişimi bunun üzerinden kurmak doğru olmaz” yanıtını veren Ağbal şöyle devam etti:
“Politika faizi, gerçekleşen ve beklenen enflasyonun üzerinde bir seviyede olacak ama bu iki seviye arasındaki aralık enflasyonist baskıların yaygınlığına, yoğunluğuna, para politikası tepkisine duyarlı olup olmadığına bağlı olacak. Ayrıca finansal risk göstergelerinin de iyileşmesine reaksiyon gösterecek, tepki verecek.
“Merkez Bankası kendi bilgisiyle, yaklaşımıyla gerçekleşen, beklenen enflasyonla politika faizi arasındaki aralığın seviyesini oluşturacak. Bu seviyenin yüzde 5 hedefine varıncaya kadar dezenflasyonist bir aralıkta olması konusunda özel bir dikkat gösterecek. Hiçbir zaman için yüzde 5 hedefine ulaşmadan bir ara dönemde geçici nedenlerle süreklilik arz etmeyen faktörlerle hareket ederek bu dezenflasyonist aralıktan vazgeçmeyecek.”
Ağbal “Para politikası, aktarım mekanizması üzerinden gerekli etkiyi doğuruyor ve enflasyon eğilimleri Merkez Bankası’nın ön gördüğü patika dahilinde ilerliyorsa demektir ki politika faizi düzeyi gerçekleşen ve beklenen enflasyona göre etkili bir baskılama yapabiliyor. Bunu her PPK’da Merkez Bankası piyasayla güçlü bir etkileşim içerisinde paylaşmaya devam edeceğiz” dedi.
Ağbal TL cinsi varlıklara yönelik sermaye akımlarının devam etmesini beklediğini de belirterek, “Özellikle portföy yatırımlarının önümüzdeki dönemde olumlu gelişmelerle beraber artacağını tahmin ediyoruz” dedi.
SWAP İLE DEĞİL FX ALIM İHALELERİYLE REZERV
Ağbal diğer ülke merkez bankaları ile swap anlaşmalarının önümüzdeki dönemde rezervleri artırma amacı ile kullanılmayacağını belirterek, şöyle dedi:
“Önümüzdeki süreçte Merkez Bankası olarak rezerv artırma stratejimiz içinde diğer ülke merkez bankaları ile swap anlaşmaları yapılması yer almamaktadır. Bunun yerine uygulamakta olduğumuz sıkı para politikasına kararlılıkla devam etmek suretiyle güçlü bir dezenflasyonist sürecin oluşması ve kalıcı hale gelmesi sonucunda sermaye girişlerinin istikrarlı ve güçlü bir hale gelmesi, yerleşiklerin dolarizasyon eğiliminin tersine dönmesi ile birlikte döviz alım ihaleleri yaparak rezervlerimizi artıracağız.”
“Şeffaf yöntemlerle ve herhangi bir kur seviyesi hedeflemeksizin döviz rezervlerinin güçlendirilmesini amaçlıyoruz” diyen Ağbal piyasadaki döviz arzının döviz talebine göre güçlü ve istikrarlı şekilde yükseldiği dönemlerde dalgalı kur rejimi ile uyumlu olmak kaydıyla, döviz alım ihaleleri düzenleyebileceklerini belirtti. Ağbal bu konuda “kesinlikle aceleci bir yaklaşım içinde olmayacağımız” dedi.
Ağbal “Sermaye girişlerinin istikrarlı ve güçlü bir hale gelmesi, yerleşiklerin dolarizasyon eğiliminin tersine dönmesi, döviz alım ihalelerine başlamak için önemli bir gösterge olacaktır” dedi.
TERS DOLARİZASYON İÇİN GEREKLİ KOŞULLAR OLUŞMAYA BAŞLADI
Ağbal’ın rezerv birikimi için önemli bir gösterge olarak nitelendirdiği ve 235 milyar dolarla rekor seviyelerde bulunan lokal döviz ve altın varlıkları için “Ocak ayının ikinci yarısından itibaren altın dahil yabancı para mevduattaki artışın kayda değer ölçüde yavaşladığını görüyoruz… Son dönemde yurt içi yerleşiklerin TL cinsi varlıklara yönelme eğilimi gözlemliyoruz. Bu durum ters dolarizasyon sürecinde önemli bir sinyal” dedi.
Bu yönelimin “sürekliliğe dönüşmesi” ve “güçlü” olmasının döviz karar aşamasında önemli bir gösterge olacağını da belirterek, “Son dönemde sisteme tabana yayılan efektif girişi de gözlemliyoruz. Bu durum yurt içi yerleşiklerin döviz varlıklarını bankacılık sistemine taşıma isteğini ortaya koyuyor. Bu kaynaktan sisteme girişte döviz tevdiat hesaplarındaki gelişimi etkiliyor. Tüm bu gelişmeler ters dolarizasyon süreci için gerekli olan koşulların yurt içi yerleşikler nezdinde oluşmaya başladığına işaret ediyor” dedi.
Ağbal ayrıca BDDK’nın swap sınırlamalarını önümüzdeki dönemdeki azaltılmasına yönelik bir soruya ise, “Temel yaklaşımının fiyatların serbest piyasa koşullarına göre oluşmasıdır. Bu çerçevede bu yöndeki adımların kademeli olarak devam etmesini öngörüyoruz” yanıtını verdi. (REUTERS)
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
TCMB'den yılın ikinci enflasyon raporu
TCMB’nin 2026 yılı ikinci Enflasyon Raporu, makroekonomik riskler ve fiyatlama katılığı...
Merkez Bankası Faiz Kararı Belli Oldu
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) piyasaların merakla beklediği faiz kararını açıkladı....
Türkiye’ye yatırım yapan İspanyol BBVA’dan uyarı
BBVA Üst Düzey Yönetici Onur Genç, “Enflasyon düşmezse faiz düşmez, faiz düşmezse yatırım gelmez.
EKONOMİ Haberleri
TümüDöviz Piyasasında Son Tablo: Dolar Güçleniyor, Euro Yatay...
İstanbul serbest piyasada dolar güne 47,3780 liradan başlayarak önceki kapanışın üzerine çıktı....
Petroldeki çöküş gümüşe yaradı: Fiyatlar kritik eşiğe...
ABD ile İran arasındaki gerilimin durulması ve petrol fiyatlarındaki düşüşün küresel piyasaları...
Altına ateşkes dopingi!
Altın fiyatları, ABD ve İran arasındaki karşılıklı saldırıların ardından askeri eylemlerin...
Araç Sahipleri Dikkat! MTV Ödemelerinde Son Tarih...
"Motorlu Taşıtlar Vergisi'nin (MTV) ikinci taksit ödemeleri için geri sayıma geçildi.
Kızıldeniz'de tanker trafiği yüzde 69 düştü
ABD-İran gerilimiyle Hürmüz Boğazı'nda durma noktasına gelen gemi geçişlerine bir darbe de...
İmalat sanayisinde kapasite kullanım oranı temmuz ayında...
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), temmuz ayına ilişkin imalat sanayi kapasite kullanım...
Reel Kesim Güven Endeksi açıklandı: Temmuzda gerileme...
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), temmuz ayına ilişkin İktisadi Yönelim İstatistikleri ve...
Sıra Bu Kez Benzine Geldi, Tarih Belli Oldu
Akaryakıtta zam yağmuru devam ediyor. Dün motorine gelen zammın ardından bu kez sıra benzine geldi.
Altın 2 haftanın zirvesinde
Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin etkisi altın fiyatlarını yükselişe geçirdi.
Artan riskler faiz indirimini geciktirebilir
ABD merkezli yatırım bankası Morgan Stanley, Ortadoğu'daki gerilimin ve artan petrol fiyatlarının...
Finans devinden kritik petrol uyarısı
ABD'li yatırım bankası Goldman Sachs, Ortadoğu'daki çatışmalar ve Basra Körfezi'ndeki tedarik...
Tüketici sayısı arttı, elektrik kullanımı düştü: Üretimde...
EPDK'nin açıkladığı son rapora göre, elektrik piyasasında dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı.